TIROID BEZI HASTALIKLARI
|
TİROİD NEDİR? | |||
|
|
|
| |
|
GUATR NEDİR? |
|
Tıbben, genel anlamda, tiroid'in büyümesine guatr denilir. Halbuki halk arasında bütün tiroid hastalıklarına "guatr" denmektedir. Bir çok guatr türü vardır. Tiroid bezesinin gereğinden daha fazla hormon salgıladığı guatr türüne “zehirli guatr” denir. Halk arasında bu tür guatra "iç guatr" da denilmektedir. Hormon düzeyi normal olan nodülsüz guatr türüne “basit guatr” denir. İçinde nodül bulunan guatr’a “nodüllü guatr” diyoruz. Nodül, tiroid'de bulunmaması gereken yumru veya kitledir. Nodüllü guatr, "tek nodüllü" veya "çok nodüllü" guatr olarak ikiye ayrılabilir. Nodüller; "soğuk", "ılık" ve "sıcak" olarak 3 gruba ayrılır. |
|
NODÜL NEDİR? |
|
1) nodülün kanser olasılığı taşıması, 2) nodülün tiroid hormon düzeyi üzerine etkisidir.
NODÜL KANSER HABERCİSİ OLABİLİR!
Tıbben vücutta bir kitle saptandığında bu kitlenin kanser olmadığını ortaya çıkarana kadar gerekli tıbbi işlemler yapılmadan bu kitlenin 'masum' yani 'iyi huylu' olduğu tahmininde bulunmak bilimsel bir yaklaşım olmaktan uzak olduğu gibi hastanın lehine bir yaklaşım tarzı da değildir.
NODÜLLERİN ÇEŞİTLERİ · Katı (solid) · Yarı katı (semi-solid) · Sıvı içerikli (kistik) olmasına göre üçe yarılır. Nodüllerin sınırları çoğunlukla net olarak sağlam tiroid dokusundan ayrılabilir; ancak bazı nodüllerin sınırlarını ayırt etmek güç olabilir. Nodül her zaman elle muayene ile ve dışarıdan farkedilemeyebilir. Zehirli guatr ve Hashimato hastalığında (Hashimato tiroiditi'nde) ultrasonografik incelemede yalancı nodüller (psöydonodüller) görülebilir. Bu yalancı nodüller tedavi ile kısmen düzelebilir.
TİROİT NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? Tiroid Nodülünün Mevcut Olup Olmadığının Ortaya Çıkarılması Elle muayenede nodül mevcut olup olmadığını her zaman ortaya koymaz. Ancak elle muayene tiroid bezesi çevresinde lenf düğümlerinin değerlendirilmesi açısından çok önemli bir yöntemdir. Tiroid bezesinde nodül mevcut olup olmadığının en kesin kararı ultrasonografi ile verilir. Tiroid bezesinde nodül olup olmadığı konusunda sintigrafi, ultrasonografi kadar etkin değildir. özellikle ılık (normoaktif) nodüllerde ve boyutu Tiroit Nodülünün Boyutu ve İçeriğinin İncelenmesi
Tiroit Nodülünün Fonksiyonunun Ortaya Konması · soğuk nodüller (hipoaktif) · sıcak nodüller (hiperaktif) · ılık nodüller (normoaktif) · sıcak otonom nodüller Her nodülde kanser çıkma ihtimali vardır, ancak soğuk nodülde kanser ihtimali daha yüksektir. Nodülün fonksiyonu en kesin olarak sintigrafi ile değerlendirilir. Nodüller Tiroid Hormonunu Bozar mı? Nodüllerin Takibi |
|
TİROİD HORMON HASTALIKLARI |
|
Tiroid, hormon üretir ve kanımıza verir. Bu hormon ise vücudumuz için hayati öneme sahiptir. Ömür boyunca bu hormona ihtiyaç duyarız. Bu hormonun adı "tiroksin" dir. Tiroksin, vücudumuzda T3 ve T4 şeklinde bulunur. 1) Tiroid Hormonunun fazlalığı 2) Tiroid hormonunun yetersizliği
|
|
ZEHİRLİ GUATR (HİPERTİROİDİZM) |
|
Tiroid bezesinin gereğinden daha fazla hormon salgıladığı guatr türüne zehirli guatr denir. Zehirli guatr, nodüllü veya nodülsüz olabilir. Nodülsüz zehirli guatr’a Basedow Graves Hastalığı da denilebilir. Zehirli guatr’da çarpıntı, ellerde titreme, vücutta titreme, ani kilo kaybı, saçlarda dökülme, kaşıntı, boğazda dolgunluk hissi, aşırı iştah dolayısıyla çok yemek yeme ve çok su içme, aşırı terleme, çabuk yorulma, aşırı sinirlilik sık görülen şikayetlerdir. Bazı hastalar, bulantı, ishal, kusma ve çok sık dışkılamadan yakınır. Bunların hepsi birlikte olmak zorunda değildir. Bu şikayetlerin bazıları ön plandadır, diğer şikayetler ancak doktorun sorgulaması ile ifade edilebilir. Bazı hastalarda göğüs ve boyunda devamlı bir kızarıklık söz konusu olabilir. Nodülsüz guatrlı hastaların bazılarında gözlerde büyüme ve gözlerin ileriye doğru çıkması mümkündür. Hastaların muayenesinde; kalp atımının çok arttığı, solunumun hızlandığı, ellerin titrediği, avuçiçlerinin nemli olduğu görülür. Bu hissedilen belirtiler, aslında zehirli guatrın vücut içinde yaptığı hasar ve etkilerden daha önemsizdir. Zira zehirli guatr başta kalp ve damar sistemi olmak üzere vücudumuzda bir çok organ ve dokuya kalıcı olabilen hasarlar verebilmektedir. Örneğin, kalbin büyümesi ve takiben kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kemik erimesi bu hasarların bir kısmıdır. Kısaca söylemek gerekirse, zehirli guatr, en yıkıcı ve tahrip edici guatr türüdür. TİROİD KRİZİ ZEHİRLİ GUATR’DA GÖZ BULGULARI TİROİD ANTİKORU NEDİR? |
|
TİROİD HORMON YETMEZLİĞİ (HİPOTİROİDİZM) |
|
|
Tiroid'in salgıladığı hormon vücudumuzun ihtiyacını karşılamayabilir. Bu duruma “hipotiroidizm” diyoruz. Tiroid yetmezliğinin bir çok nedeni vardır; bu neden tespit edilmelidir:
|
|
|
| |
|
| |
|
TİROİD KANSERİ Tiroid bezesinin hücrelerinden menşe alan kanserlere tiroid kanserleri denir. Dört ana gruba ayrılır: papiller kanser, folliküler kanser, medüller kanser, anaplastik kanser. |
|
|
Papiller tiroid kanseri ve folliküler tiroid kanseri; tedavisi doğru ve eksiksiz yapılmak şartı ile %100’e yakın oranda “tedavi edilebilen” kanserlerdir. Medüller tiroid kanseri daha karmaşık ve daha ileri tedavi yapmak koşulu ile tedavi şansı son yıllarda çok artmış bir kanser türü iken anaplastik kanserde tedavi etkinliği özellikle gecikmiş vakalarda düşüktür.
TİROİD KANSERİ TEDAVİ SEÇENEKLERİ VE STRATEJİSİ NEDİR? TİROİD KANSERİNDE AMELİYAT Ameliyat sonrasında kanser olduğu anlaşılan ve tiroid bezesinin bir kısmı çıkarılmadan bırakılmış hastalarda; kanserin boyutuna bakılmaksızın ikinci bir ameliyatla tiroid bezesinin geriye kalan bölümü de tümüyle çıkarılmalıdır. Aksi halde daha sonra yapılacak tedavi de eksik kalır ve etkili olamaz. AMELİYAT SONRASI TEDAVİ Papiller Kanser ve Folliküler Kanser’de Ameliyat Sonrasında Tedavi: Hastada tiroid bezesi tümüyle çıkarıldıktan sonra özel olarak kurşun ile zırhlanmış bir hastane odasında hastalara yüksek doz radyoaktif iyot-131 uygulanır. Böylece ameliyat öncesinde, ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasında tiroid bölgesinde kalan ve vücudun başka yerlerine dağılmış olan “kanser hücrelerinin” ortadan kaldırılması amaçlanır. Eğer tiroid kanseri başka bir yere gitmiş ve orada “yayılma” yapmışsa bu durumda daha da yüksek doz radyoaktif iyot-131 uygulamaktan ibarettir. Hastaların ameliyat sonrasında radyoaktif iyot-131 tedavisi öncesinde tüm vücudunu taramak ve takiben yüksek doz tedavi verdikten sonra tüm vücudu bir kez daha taramak daha kesin sonuçlar vermektedir. Tedavi dozu 150 mci' (MİLİKÜRİ)nin altında olmamalıdır. Gereken vakalarda aradan 6 ay geçtikten sonra tekrar yüksek doz iyot-131 verilebilir. Verilecek toplam dozun sınırı genellikle toplam 2000 mCi civarındadır. Ancak, vücudunun her yerine kanser yayılmış ve hayatı tehlikeye girmiş bir hastada bu sınır aşılabilir. LENF BEZELERİNE YAYILMIŞ PAPİLLER TİROİD KANSERİNDE NE YAPILMALIDIR? TİROİD KANSER AMELİYATINDA TİROİD BEZESİ TÜMDEN ÇIKARILMAK ZORUNDA MIDIR? Medüller Kanserde Ameliyat Sonrası Tedavi:
Anaplastik Kanserde Ameliyat Sonrası Tedavi: TİROİD KANSERİNDE TEDAVİ SONRASI TAKİP Tedavi sonrasında hastaların TSH düzeyleri hızla düşürülmelidir. Unutmamak lazım ki, yüksek TSH, kanserin yeniden gelişmesine ve yayılmasına teşvik unsuru oluşturur. Bu amaçla tiroksin hormonu kullanılır. Belli aralıklarla tüm vücut iyot-131 tarama yapmak ve kanda tiroglobulin düzeyini ölçmek en temel takip yöntemleridir. HANGİ SIKLIKLA TÜM VÜCUT TARAMA YAPILMALIDIR? Medüller kanserde takipte iyot-131 MIBG sintigrafisi tek tercih edilecek yöntemdir. Anaplastik kanserde ise takip amaçlı tüm vücut kemik sintigrafisi kullanılır. TİROİD KANSERİ TAM OLARAK TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR? Her ne kadar tiroid kanseri yukarıda açıklanan yöntemlerle “tedavi edilebilir” kanserlerden olsa da tedavi edilmezse aynı diğer kanserler gibi yayılır ve olumsuz neticeler ortaya çıkar. |
|
OP. DR. SİNEM KANAR
GENEL CERRAHİ UZMANI
İletişim 05077858777
Copyright © by www.guatr.org.tr